Çarşamba, 23 Nisan 2014

Burnumuzun yapısı gereği burun deliklerini ikiye ayıran, önde kıkırdak, arkada kemikten oluşan bir yapı mevcuttur. Genetik nedenli oluşabileceği gibi doğum sırasında veya sonradan gelen darbelerle ya da kalıtsal olarak bu yapıda sağa, sola kaymalar veya kırılmalar oluşabilir. Buna halk arasında burun kemiğinde eğrilik, tıpta ise septum deviasyonu adı verilir. Burunda dışarıdan da eğrilik olabileceği gibi, dışarıdan tamamen düzgün görünen bir burunda da kemik eğriliği ( deviasyon ) bulunabilir. Deviasyon kelimesi, köken olarak latince ‘deviatio’ (eğrilik, sapma) dan gelmektedir. Burun içinde septum (bölüm) adı verilen her iki burun boşluğunu ayıran kıkırdak-kemik yapının düzgün olmayışı deviasyon’a işaret eder. Eğrilik hafif, önemsiz olabileceği gibi bazı hastalarda tıkanıklık oluşturacak derecede belirgin olabilir. Bazı hastalarda da burun dış görünümünde bozukluk ile birlikte olabilir.

Burun bölmesi eğriliklerinde dil paslanıyor, lezzet duyumu azalıyor, ağızda koku oluşuyor, gıcık ve öksürük gelişiyor. Uyku bozuklukları, sabahları güne yorgun başlama ve dikkat dağınıklığı da sıkça görülüyor. Özellikle geceleri nefes alma sonucunda farenjitin ortaya çıkışı kolaylaşıyor. Deviasyon sinüzit, larenjit ve bronşiti de tetikleyebiliyor. Uzun süreli burun tıkanıklığı olan kişilerde orta kulak iltihapları, buna bağlı işitme kayıpları, göz ağrıları ve göz sulanması da gelişebiliyor.

Septum Deviasyonun en fazla oluşturduğu şikayet burun tıkanıklığıdır. Burun tıkanıklığı geceleri daha fazla hissedilebilir. Aynı zamanda horlama, çabuk yorulma, baş ağrısı, geniz akıntısı, öksürük gibi şikayetlerde hastayı rahatsız edebilir. Septum Deviasyon yaptığı burun tıkanıklığı sonucu hastanın rahat nefes almasını engeller. Ayrıca özellikle geceleri ağızdan nefes alma nedeni ile solunum havasının nemi ve ısısı ayarlanamaz ve farenjitin ortaya çıkışını kolaylaştırır. Sinüslerin normal çalışmasını engelleyerek sinüzite, oluşturduğu geniz akıntısı ile de larenjit ve bronşite yol açabilir. Özellikle ileri yaşlarda oksijen alınmasını azalttığı için akciğer ve kalp hastalıklarının oluşmasına veya mevcut hastalığın iyileşmesinin zorlaşmasına neden olabilir.

Burun içi bölme çoğu kimsede düz olmadığı için hastaya rahatsızlık vermeyen hafif derecedeki deviasyonların tedavisi gerekmez. Ancak problem oluşturan deviasyonlar tedavi edilmelidir ve bunun da tek yolu ameliyattır. Deviasyon ameliyatında kemik ve kıkırdaktaki eğri kısımların düzeltilmesi işlemi yapılır. Düzeltilemeyecek kadar eğri kısımlar dışarı çıkartılır. Bazen dışarı çıkarılan kıkırdakların bir kısmı düzeltilerek yerine konur. Ameliyat hem sınırlı uyuşturma hem de genel anestezi ile yapılabilir. Ameliyattan sonra burun içine tampon konur. Burun içinden çalışıldığı için dışarıda herhangi bir ameliyat izi olmaz. Bu ameliyat son zamanlarda endoskopik yöntem (görüntülü yöntem) ile de yapılmasına rağmen sadece septum deviasyonu olan hastalarda mutlaka gerekli değildir. Burun tıkanıklığı yapan, burun enfeksiyonlarına neden olan kıkırdak-kemik eğriliği için tedavi metodu cerrahidir. Erkeklerde 17–18, bayanlarda ise 15–16 yaşından sonra uygulanabilir. Nadiren, bu yaşlardan önce uygulanacak bir cerrahinin, koruyucu cerrahi yaklaşım ile gerçekleştirilmesi gerekir. İlaçla tedavisi yoktur. Ameliyatla düzeltilmelidir. Genç yaşlarda bir sorun oluşturmuyor gibi görünse de yaş ilerledikçe solunum problemlerinde artmalar, kalple ilgili sorunlar doğurabilir. 18 yaşını doldurulduktan ve kemikler olgunlaştıktan sonra ameliyat edilmesi uygundur. Ancak bazı özel durumlarda daha erken yaşlarda da müdahale yapılabilir.

Septum Deviasyon ameliyatı komplikasyon oranı son derece düşük bir ameliyattır. Nadiren burun içindeki bölmede hasta için herhangi bir sakınca yaratmayan delik oluşabilir. Burun bölmesinden aşırı miktarda kemik ve kıkırdak çıkartılırsa burun sırtında bir çökme oluşabilir. SD ameliyatı, ameliyat tekniğindeki son gelişmeler ile kolay bir ameliyat olarak kabul edilir. Ancak yine de bir ameliyat olduğu unutulmamalıdır. Hem lokal hemde genel anestezi bazı riskler taşımaktadır. Ancak bu da son derece azalmış bir risktir. Ameliyat süresi değişmekle birlikte yaklaşık 20-40dk olarak kabul edilir. Ameliyat sonunda hastanın burnuna tampon konur ve bu tamponlar yaklaşık 48 saat yerinde bırakılır. Son zamanlarda silikon tamponlar uygulanarak hastanın rahatsızlık duyması engellenir. Tamponlar çıktıktan sonra hasta normal hayatına devam eder.

Burnun iç bölmesinde meydana gelen eğrilik, birçok kişide bulunduğu için eğer hastaya rahatsızlık vermiyorsa tedavi uygulamak gereksizdir. Ancak hasta durumdan şikâyetçiyse sorun düzeltilmelidir ve bunun da tek yolu ameliyattır.

İki tip burun şekillendirme ameliyatı vardır: septoplasti ve rinoplasti

Rhinoplasti, hastanın burun şekil ve konturu değiştirmek için uygulanan bir estetik cerrahi işlemidir. 

Septoplasti, burnun, fonksiyonunu yerine getirmesini engelleyen sorunları düzeltmek için yapılır. Ameliyat, kemik yapısının olgunlaşmasıyla birlikte erkeklerde 17–18, kadınlarda ise 15–16 yaşından sonra uygulanır. Ancak bazı özel durumlarda daha erken yaşlarda da müdahale yapılabilir.

Yaklaşık 20-40 dakika süren ameliyatta kıkırdak ve kemikteki şekil bozuklukları düzeltilir. Düzeltilemeyecek kısımlar ise çıkarılır, eğer dışarıda düzeltilebilirse tekrar burunda bulunduğu bölgeye yerleştirilir. Ameliyat, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan rahatlık sağlanması için genel anestezi tercih edilir. Operasyon sonrası iz kalmaz.

Septoplasti; estetik burun cerrahisi (rinoplasti) ve sinüzit ameliyatıyla birlikte yapılabilir. Ameliyat sonunda hastanın burnuna 48 saat boyunca duracak tamponlar konur. Tamponlar alındıktan sonra hasta günlük yaşamına dönebilir.